Perşembe, Nisan 23, 2009

sonrası kalır...

"...
soruyordun
ilkyaz iste
uyanıp bir bahçeyi dinliyoruz
tenhalık böyle

dallar mı kırılmış, sarmaşıklar mı toz içinde
beklesem hemen gelecek olduğun
tam öyle olduğun
oysa hep yanımdasın, seninle her şey yanımda
kırık dökük de olsa yanımda
mesela cok sevdiğin bir deniz bile yanımda
o deniz ki aramızda hiç kımıldamadan
erkeğini iyi tanıyan bir kadın gibi yorgun...

yarısı yenmiş bir elmaydık bana sorarsan
ikimizdik, iki kişi değildik
bakıyorsak birlikte bakıyorduk gözlerimin içine
birlikte gözlerinin içine bakıyorduk senin
yanlıştı, doğruydu, hiç bilmiyorum
sanki bir bakıma ayrılık böyle...

karşılıklı otursak da ne zaman
masa örtüsünü ikiye bölen ellerimizdi
bir tırnak yeşilinden gerisin geriye
ayak bileklerimizden gerisin geriye
bütün bunlar gereksiz, bilmiyorum sanma
gereksiz ama yalnızlık boyle...
..."

edip cansever

Çarşamba, Ocak 28, 2009

yerçekimli karanfil..

Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
Oysaki seninle güzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.
Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.

edip cansever

Pazartesi, Aralık 29, 2008

...

evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
hani kurşun sıksan geçmez geceden,
anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık...
ve zehir-zıkkım cigaram.
gene bir cehennem var yastığımda,
gel artık...

ahmed arif

Pazartesi, Aralık 22, 2008

...

"İnsanları zıvanadan çıkarmanın ve kafalarına kötü düşünceler sokmanın güvenli bir yöntemi, onları uzun süre bekletmektir."

Nietzsche

Cumartesi, Aralık 13, 2008

biliyorum sana giden..

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sen Bay Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi...

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri

cemal süreya

gidemem..

bazen daha fazladır her şey
bi eşikten atlar insan
yüzüne bakmak istemez yaşamın
o kadar azalmıştır anlam

o zaman hemen git radyoyu aç bi şarkı tut
ya da bi kitap oku mutlaka iyi geliyor
ya da balkona çık bağır bağırabildiğin kadar
zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor

ama fazla da üzülme hayat bitiyor bir gün
ayrılıktan kaçılmıyor
hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür
ömür imtihanla geçiyor

ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir

bi şiirden, bi sözden, bi melodiden, bi filmden
geçirip güzelleştirmeden can dayanmıyor
yıldızların o ışıklı fırçası azıcık değmeden
bu şahane hüzün tablosu tamamlanmıyor

sezen aksu

Pazar, Kasım 30, 2008

anlamazdın..

sevilirken bilmedin mi
ben söylerken gülmedin mi
falımızda hasret var
ayrılık var, demedim mi?

anlamazdın anlamazdın...
kadere de inanmazdın.
hani sen acı veren,
kalpsizlerden olamazdın?

dilerim ki mutlu ol sevgilim,
ben olmasam bile hayat gülsün sana
günahım boynunda,
ağlayan bir çift göz bıraktın arkanda...

kalbim bomboş kaldı sanma,
acılar geçer zamanla.
aşka tövbe demem ben,
görürsün sevince yeniden...

Çarşamba, Ekim 22, 2008

beautiful..

Every day is so wonderful
And suddenly, i saw debris
Now and then, I get insecure
From all the pain, I'm so ashamed

I am beautiful no matter what they say
Words can't bring me down
I am beautiful in every single way
Yes, words can't bring me down
So don't you bring me down today

To all your friends, you're delirious
So consumed in all your doom
Trying hard to fill the emptiness
The piece is gone left the puzzle undone
That's the way it is

You are beautiful no matter what they say
Words can't bring you down
You are beautiful in every single way
Yes, words can't bring you down
Don't you bring me down today...

No matter what we do
(no matter what we do)
No matter what they say
(no matter what they say)
When the sun is shining through
Then the clouds won't stay


And everywhere we go
(everywhere we go)
The sun won't always shine
(sun won't always shine)
But tomorrow will find a way
All the other times

'cause we are beautiful no matter what they say
Yes, words won't bring us down, oh no
We are beautiful in every single way
Yes, words can't bring us down
Don't you bring me down today

Don't you bring me down today
Don't you bring me down today

Christina Aguilera

Cuma, Ekim 17, 2008

aramıza yollar..

ben yalniz seni severdim;
sense kendini...
hani daha da çekerdim senin derdini..

kızgın değilim hiç, inan; kırgın degilim..
üzgünüm koruyamadık aşkın ahengini..

nerelerdesin,
neler yaparsın,
unuttun mu sahiden;
ah sen de mi...
kimlesin,
nasil yasarsin,
unuttun mu sahiden;
ah sen de mi..

aramıza yollar, yabancı kollar, zor yıllar girdi;
ümitlerimi, saf sevinçlerimi derken seni kaybettim...
bir iki sozle bi kaç şarkıyı; adaletsiz yargıyı;
bir de bu talihsiz yazgıyı kalbime kaydettim...

ben seni taşırım hala, taa şuramda;
tüketirken iyi kötü fani ömrümü...
bir kez sevenlerdenmişim; hiç haberim yokmuş..
avutamadım bir daha sensiz gönlümü...

aramıza yollar, yabancı kollar, zor yıllar girdi;
ümitlerimi, saf sevinçlerimi derken seni kaybettim...
bir iki sozle bi kaç şarkıyı; adaletsiz yargıyı;
bir de bu talihsiz yazgıyı kalbime kaydettim...

dinleme yüreğim kendini; kalk, son bir kara trene bin;
ve sevdayi gördüğün her durakta hiç düşünme in...

aramıza yollar, yabancı kollar, zor yıllar girdi...

inanmazsın ama;
ben bunu ilk gunden beri hissettim.

sezen aksu

Perşembe, Ekim 16, 2008

yetinmeyi bilir misin?

yetinmeyi bilir misin?
sana verdiği kadarıyla hayatın
hoş,bilsen de bilmesen de
yara bere içinde bu yollardan geçeceksin...

kazanmayı isterdim, kaybetmeyi değil
ama olmadı yar
kendini kayırıyor her insan
önce bu yüzden aşka kıyar...

giderim alışığım gitmelere,
direndi bu can ne bitmelere...
giderim alışığım gitmelere,
gerek yok isyan etmelere..."

sezen aksu

Pazar, Ekim 12, 2008

...

yalnızlığa dayanırım da,
birbaşınalığa asla.

yaşlanmak hoş değil duvarlara baka baka.
bir dost göz arayışıyla.
saat tıkırtısıyla...

korkmam, geçinip gideriz biz mutluluğuyla,
ama;

'günün aydın, akşamın iyi olsun' diyen
biri olmalı
bir telefon sesi çalmalı arasıra da olsa
kulağımda.

yoksa,
zor degil, hiç zor değil, demli çayı bardakta karıştırıp,
bir başına yudumlamak doyasıya,
ama:

'çaya kaç şeker alırsın?'
diye soran bir ses olmalı ya ara sıra...

can yucel

Cumartesi, Ekim 04, 2008

...

yıldızlı bir gece, ay da vardı;
sen gülümseyince,
yüreğimde bir balık oynadı.

metin altıok

sürpriz

ne güzel sürpriz bu böyle
hoşgeldin
boşver çabalama, konuşmak zorunda değilsin
hem hareketlerinden,
küçücük mimiklerinden kalbini okurum ben.
bütün gün yataktaydım, yüzümde yastık izi
seninse geçmisinde binlerce ağır yenilgi
çok şaka yaptıysam
aslında korktuğumdan
beni zaten tanırsın sen
derler ki , bir yerden sonra
acımaz daha fazla
zaten aşk kötü bir şaka
anlamaya çalışma
her güzel sey bitermiş
aşk nedensiz sevmekmiş
kulağımda gürültüyle, uyurken televizyon açık kalmış
bir ülkenin bodrum katında
kirli bir savaş varmış
midem bulanıyor, galiba dünya tuttu
beni hep unuttu

teoman

Pazar, Eylül 07, 2008

çıkayım gideyim..

çıkayım gideyim urum eline
arzuhal vereyim beylerbeyine beylerbeyine
kimleri sarayım yar senin yerine

gizli gizli sevdalarımız aşikar oldu
bize bu ayrılık mehmet mevla'dan oldu

çıkayım gideyim bir uçtan uca
göstereyim sana be kuzum ayrılık nice
kurbanlar keseyim sardığım gece

gizli gizli sevdalarımız aşikar oldu
bize bu ayrılık canım mevla'dan oldu

rumeli türküsü

Pazar, Ağustos 24, 2008

ne güzel güldün..

belki durup dururken
yanına gelince
söylediklerimi anlamsız buldun

oysa vakit yoktu
ama sen haklıydın
çünkü böyle şeyler aceleye gelmezdi

yalandan da olsa,
ne güzel güldün o akşam bana

belki tanışmak zor
iyi anlaşmak zor
peki görüşmek çok mu kolaydı ?

çok kısa bir zamanda
belki biraz da zorla
bence gayet iyi de anlaştık

yalandan da olsa,
ne güzel güldün o akşam bana

pinhani

Cuma, Ağustos 22, 2008

ben seni arayamam..

bak benden arta kalan
biraz kül biraz duman
ne kadar istesem de
ben seni arayamam

ruhum rüyaya dalmış
dünya uzak gerçek yavan
sanki bir yok bir de varmış
ben seni arayamam

keşke yanımda olsaydın
kolay olurdu o zaman
ben sussam sen anlatsaydın
yorulunca uyusaydın

kolay mı sanıyorsun
kolaysa yan o zaman
yağmurum ol in üstüme
ben böyle yaşayamam

halimi görüyorsun
bir şeyler yap o zaman
sebebim var biliyorsun
ben seni arayamam

yüksek sadakat

Salı, Ağustos 12, 2008

anladım..

bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım.
herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
kendi yolumu çizdiğimde anladım.
bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil..
bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.
yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.
acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
neden hiç ağlamadığını anladım.
ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.
bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği
acıtabilirmiş,
çok acıttığında anladım.
fakat, hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım.
yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
yüreğini elime koyduğunda anladım.
''sana ihtiyacım var, gel!'' diyebilmekmiş güçlü olmak,
sana ''git'' dediğimde anladım.
biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
git dediklerinde gittiğimde anladım.
sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.
özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
gerçekten pişman olduğumda anladım.
ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,
sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.
ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım.
sevgi emekmiş,
emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...

can yücel

Cumartesi, Ağustos 09, 2008

sevmekten hiç usanmam..

umutsuz olduğu bir anda sevmek, ister her insan
birazcık şanslıysan neden olmasın
kendinden emin değilsen sevme
bensiz mutluysan hep öyle kal
eğer her gece yattığında
büyülü düşler sana
benden bahsediyorsa
hemen tatlı uykundan uyan
çünkü ben hiç uyuyamam
seni düşündüğüm zaman

ben ki sevmekten hiç usanmam

pinhani

Pazartesi, Ağustos 04, 2008

hep sonradan..

ne sen leyla’ sın ne de ben mecnun
ne sen yorgun ne de ben yorgun
kederli bir akşam içmişiz sarhoşuz hepsi bu.

hep sonradan gelir aklım başıma hep sonradan sonradan
hep sonradan gelir aklım başıma hep sonradan
hep sonradan gelir aklıma hep sonradan, sonradan
hep sonradan gelir aklım başıma, hep sonradan.

ne sen bulutsun ne de ben yağmur
ne sen mağrur ne de ben mağrur
hüzünlü bir akşam susmuşuz durgunuz hepsi bu.

hep sonradan gelir aklım başıma, hep sonradan, sonradan
hep sonradan gelir aklım başıma, hep sonradan
hep sonradan gelir aklıma, hep sonradan, sonradan
hep sonradan gelir aklım başıma, hep sonradan

Ali Çınar